kapat
MENÜ
Ürün sepete eklendi
Yahudi Ve Hristiyanlar Cennete Girecek Diyenler Cennete Giremez

Yahudi Ve Hristiyanlar Cennete Girecek Diyenler Cennete Giremez

Stok Durumu
Stokta Var
ISBN
978-605-8527-80-5
Kağıt Türü
İthal Kağıt
Cilt Türü
Karton Kapak
Boyular
13,50 x 19,50 cm
Sayfa Sayısı
459
Yahudi Ve Hristiyanlar Cennete Girecek Diyenler Cennete Giremez

Bakara Suresi 62. ve Maide Suresi 69. ayeti kerimelerinden yola çıkan bozuk fikirli bazı ilahiyatçılar; "Ahir zaman peygamberine inanma" ve "Kendi dinlerinden beri olarak İslam'a ginme" şartlarını yerine getirmeden, sadece bu ayetlerde zikredilen "Allah'a ve ahirete iman", bir de "Salih amel" şartlarını ifa eden Yahudi ve Hristiyanların da cennete girebileceğini söyleyerek, kendilerini dinden çıkarmış ve "Cennete girmenin olmazsa olmaz şartı olan 'İslam'ı kabullenme' zorunluluğu" nu toplum nezdinde zaafa uğratmaya yönelik büyük bir ihanette bulunmuşlardır. Zira Kur'an ayetleri arasında hiç bir çelişki söz konusu olmayıp, hepsi de birbirini tasdik ve tefsir eder mahiyettedir. Nitekim Baraka Suresi 136. ayet-i kerimelerinde kurtuluşa ermek için: "Meleklere, Kitaplara ve Peygamberlere iman"dan ibaret üç şar daha ilave edilmiştir. Beyyine Suresi'nin 6. ayet-i kerimesi ise: "Kafir olan Ehl-i Kitab'ın da kitapsız müşrikler gibi cehennemde ebedi kalacağı"nı beyan etmektedir."Muhammed'in canı, (kudret) elinde olan Zat'a yemin olsun ki; bu ümmetten Yahudi veya Hristiyan herhangi bir kimse beni duyar da, sonra benimle gönderilen dine inanmadan ölürse, mutlaka cehennem ashabından olur!" (Müslim, İman:70, No:153) hadis-i şerifi de, bu kafirlikten, sadece "Allah'ı ve ahireti inkar" kastedilmeyip, bununla birlikte "Rasulüllah (S.A.V)'in dinine uymama"nın da imansızlık sayıldığını açıklamaktadır. Dolayısıyla bazı ayet-i kerimelerde cennete gireceği bildirile; Yahudi, Hristiyan ve Sabie fırkaları; Musa, İsa, Nuh ve İbrahim (A.S)'ın tarif edilmemiş Şeri'atlerine, geçerli oldukları dönemlerde tabi olanlardır. Rasulüllah (S.A.V)'den ve İslam'dan övgüyle bahsettikleri halde, kendi dinlerinden uzaklaşarak İslam'a girmeyen günümüz kafirleri ise bu mevzuya dahil değildirler.

Ürün hakkında henüz yorum yapılmamıştır.. Sadece ürünü satın alanlar yorum yapabilir..

Tüm Siparişleriniz 1-3 Gün İçinde Kargoya Verecektir.

Ürünle İlgili Bilgi Almak ve Soru Sormak için +90 532 600 87 36 Whatsapp Hattımızdan Hızlı Bir Şekilde İletişime Geçebilirsiniz.

Cayma Hakkı Kullanımı ve İade Şartları, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği Hükümlerine Bağlıdır.

Ahmet Mahmut Ünlü
Ahmet Mahmut Ünlü
Ahmet Mahmut Ünlü, 27 Şubat 1965 tarihinde İstanbul, Çarşamba’da dünyaya geldi. Aslen Giresunludur. Çocukluk zamanında ismi Ahmet olan arkadaşlarından ayırt edilmesi ve cübbeye ilgisinin olmasından dolayı “Cübbeli Ahmet” olarak çağırılmaya başlanmıştır. İcazet aldıktan sonra “Cübbeli Ahmet Hoca” denmeye başlanmıştır. Günümüzde de bu isimle bilinir. 3-4 yaşlarında İslami ilimleri öğrenmeye başlayan Ünlü, 11 yaşına kadar medrese eğitimine devam etti. Henüz 12 yaşındayken Yavuz Selim ve Kasımpaşa Camii gibi büyük camilerde büyük kalabalıklar tarafından dinlenen vaazlar vermeye başladı. Aynı yaşta Rize'nin Pazar ilçesinde Tütüncüler Köyü Kur'an kursunda Resül Bölükbaşı'ndan Sarf, Nahiv, İlmi Kelam, Meani, Tefsir, Hadisve Fıkıh dallarında uzun seneler sürecek eğitimi 20 aylık zaman zarfında bitirerek 1980 tarihinde on binlerin katılımıyla düzenlenen merasimde icazetini aldı. Ünlü ilk defa 1983 senesinde 17 yaşındayken hacca gitti. İstanbul’a dönüşünde 6 ayda hafızlığını bitirdi. İsmailağa Camii’nde kurduğu ders halkalarında 10 senede birçok talebe yetiştirdi. 1999 Gölcük Depremi sonrasında yaptığı açıklamalar ardından “Halkı din, mezhep ve inanç farklılığı gözeterek, birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde düşmanlığa alenen tahrik etmek” suçundan 2 yıl 7 ay 3 gün hapis cezasına çarptırıldı, 13 ay hapis yattı. Ahmet Mahmut Ünlü, şu an Lalegül dergisinde dualar ve yazılar yazmaktadır. Ayrıca her perşembe akşamı Lalegül TV'de ve Lalegül Fm'de sohbet programı yapmakta, gündemle ilgili konuları Ehl-i Sünnet dairesi çerçevesinde değerlendirmektedir.